Kardeş Muhabbetleri: Yazmak/ Çizmek Yolu

Kardeşimle arada yaptığımız sohbetlerimizden bugünde, insanın kendini arama yolculuğunda budizmin sekiz aşamalı yoluna konu geldi. O dakika bundan yıllar önce lise dönemimde tanıştığım bu yolun farkında olduğuma uyandım. Sadece bu inanç sistemi değil aileden islami inanç sistemindeki önemli noktalar, diğer dinler hristiyanlık, yahudilik, çok tanrılı dinler hepsinin kökeninde o zamanlar incelediğim kadarıyla üç aşağı beş yukarı bunlar vardı. Öyle yer etmişler zihnimdeki varlıklarını unutmuşum.

Hayat acı dolu ve bu acılar hiç bitmeyecek. Önemli nokta bu acıların sizde ne kadar yer etmesini istiyorsunuz. Zihnimi temizlemenin yolu küçük yaşlarımdan itibaren ya resim yapmak ya da satırlarca yazı yazmaktı. İlkokul ikide yazdığım ilk şiir zaman konusundaydı ve şu iki satırını hatırlıyorum. İlk olduğundan hatırımda bu kadarı kalmış, diğer iki dizeyi hatırlamıyorum. Zaman ile hep bir kavgam olmuştur zaten 🙂

Döndürebilecek misin giden zamanı ?
Döndür döndürebiliyorsan.

Şimdi zihnimin kontrolünü tekrar ele aldığımda hafıza odalarımda gezip temizlik yapmamı sağlayan şey, hep içimden geleni yazmak ya da resimlemekti. Bu zamansız bildiğim bilgilerden biriydi ve bunun bahşedilmiş bir güzellik olduğunun bilincindeydim. Bu bir meditasyondu günümüz tabiriyle. İşte bu yüzden tekrar yazma eylemim gerçekten ızdırabını çektiğim bir sevgiyle zihnimi ve kalbimi eğitmeye başlamıştı. Yazmak ve resimlemek eylemi tüm bedenimi toplayan muhteşem bir eylem.

Şimdi tekrar hatırladığım şu sekiz aşamalı yola geri dönelim. Bu yol yaşantılarınızın her biri için yeniden şekillenen bir yol.

Kardeşimle sohbetimizden öğrendiğim ilk ve ikinci ok konusu. İlk ok yaşadığınız acı, bunu her zaman yaşayacağız. İkinci ok sizin kendinize saplamaya devam ettiğiniz ızdırap oku. Izdırap çekmeye de hep devam edeceğiz ama sohbeti balla bölüp buna değecek şeyi seçmenin bizim elimizde olup olmadığına değindim. Buradan yine hayatın seçimlerden ibaret olduğu ama seçtiğiniz şeyin sizi şekillendirmeye başlandığına da değinmeden edemedik.

Ne için ızdırap çekmeye hazırsınız? 

Sekiz yolda üç ana başlık vardı: bilgelik, etik ve doğru davranış, konsantrasyon-disiplin/ zihinsel gelişim.

Bilgelik yolu kendi içinde iki aşamalı: doğru görüş; şeylerin doğasının doğru bir şekilde anlaşılması, doğru niyet:bağlanma, nefret ve zararlı niyetten kaçınma.

Etik ve doğru davranış: doğru konuşmak: yalan söylememek, bölücü konuşmamak, sert konuşmamak ve anlamsız konuşmamak gibi sözlü kötülüklerden kaçınmak, doğru eylem: öldürme, hırsızlık ve cinsel suistimal gibi fiziksel suçlardan kaçınmak, köle, silah, sarhoş edici maddeler veya zehirler satmak gibi doğrudan veya dolaylı olarak başkalarına zarar veren ticaretten kaçınarak doğru geçim kaynağı

Zihinsel gelişim ise, doğru çaba, her an ortaya çıkabilecek olumsuz zihin durumlarını terk etmek, henüz ortaya çıkmamış olumsuz durumları önlemek ve var olan olumlu durumları sürdürmek, doğru farkındalık, beden farkındalığı, duygular, düşünce ve fenomenler ve doğru konsantrasyon, tek fikirlilik.

Buradan sohbetimiz şununla devam etti: Her şeyin farkında olabilir miyiz? Bunun için verdiğimiz cevap kesinlikle hayırdı. Her şeyin farkında olduğunu iddia eden onca insan içinde bu bir ayrıcalıktı. Öğrenmek yolu bitmez dedik. Attığımız her adımda, vardığım her ortamda hiç fark etmediğimiz bir şeyi görürüz, gelişim hiçbir zaman durmaz, duramazdı. Çünkü var olduğumuz mekan sürekli bir değişim içindeydi. Nasıl insan her şeyin farkındayım, tamam ben çok iyiyim her şeyi öğrendim diyebilirdi ki?  İşte yazmak/ çizmek eylemi beni bu şekilde içine çekmişti. Şimdi bana yeni kapılar aralanıyor. o yüzden kağıdımı ve kalemimi hiçbir vakit bırakmadım, bırakamadım. Bu nedenlerle kendimizi iyileştiren yolda bırakarak, terk ederek, gelişerek, vazgeçerek, sıkı sıkıya bağlanarak ama sadece kendi sorumluluğumuzla yürüme cesareti var olduğunda gerçek sevginizi, işinizi, dostunuzu hayat size sunuyor. İşimi, sevgilimi güzel yaşantımı bana verdiğine göre ve bu dünyada herkese yetecek kadar şey olduğuna göre bir gün size de sunulacaktır; Eğer görebilme yetisine kavuşmuşsanız. Bu da şirinlerin başı gibi oldu demi” Eğer iyi bir çocuk olursanız şirinleri bile görebilirsiniz?” 😀

Sanatla kalın.

Similar Posts

yorum yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: